Salı, 3 Kasım 2026 03.11.2026
14°C
USD 49,65
EUR 55,60
Altın 6.385
Benzin 80,90
Dizel 100,80

Tuzla da Kokmasın!

Tuzla da Kokmasın!

Siyasette son dönemde tanık olduğumuz gelişmeler, “artık bu kadarı da olmaz” dediğimiz sınırları zorluyor.

Bir yanda CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, soruşturmalar ve tutuklamalar; diğer yanda ise birbiri ardına Ak Parti saflarına katılan belediye başkanları…

Üstüne bir de CHP’nin kendi içinde alevlenen kurultay ve “butlan” krizleri eklenince, sahne tamamen belirsizliğe teslim oldu.

En son İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in tutuklanması gündemini yaşarken dün de komşumuz Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün de aralarında bulunduğu isimlerin partilerinden istifa edip Ak Parti’ye geçmesi gündemi yeniden şekillendirdi.

Dün ekran başında Eren Ali Bingöl’ün rozet takma törenini izlerken herhalde pek çok kişi aynı şeyi düşündü: Yüzü asık, bakışları yerde, vücut diliyle adeta orada bulunmaktan rahatsız bir tablo…

‘Neden geçti?’ sorusuna söylediklerinin, ‘söylenmesi gereken sözler’ olduğu çok açıktı.

Parti değiştirmelerini doğru bulmuyorum. Eğer ortada bir yanlışlık varsa ya görevinden istifa edilmeli ya da bağımsız kalınmalı.

Bir partinin logosuyla, o partiye gönül vermiş seçmenin iradesiyle seçilen bir belediye başkanı ve milletvekilinin, görev süresi bitmeden başka bir parti çatı altına geçmesi toplumsal vicdanda derin bir yara açıyor.

İster sağda olsun ister solda; sandıkta alınan oyları bir cebe koyup başka bir adrese taşımak, seçmenin iradesini açıkça hiçe saymaktır. Sokaktaki vatandaş haklı olarak soruyor: “Biz sandığa neden gidiyoruz?”

Kamuoyunun bu konudaki tepkisi son derece net ve haklıdır. Artık siyasi partiler ve TBMM, parti değiştiren milletvekili veya belediye başkanlarının koltuklarını kaybetmesini sağlayacak yasal bir düzenlemeyi vakit kaybetmeden hayata geçirmelidir. İstifa eden, koltuğunu da bırakmalı ve güven tazelemek için yeniden halkın karşısına çıkmalıdır.

Gelelim CHP’deki krize ve Yeni Parti’ye…

Bunu anlamak için derin siyaset uzmanı olmaya gerek yok. Sokağa çıkıp birkaç vatandaşa mikrofon uzatsanız cevabı hemen alırsınız: Eski yönetime ve Kemal Kılıçdaroğlu ekibine duyulan öfke tazeliğini korurken, mevcut yönetimin üzerindeki baskılara rağmen sokaktan aldığı destek dikkat çekiyor.

Siyaset önümüzdeki günlerde çok daha sıcak gelişmelere gebe. Ancak unutulmamalıdır ki; siyasi manevralar veya güç dengeleri ne olursa olsun, son sözü her zaman sandıkta halk söyler.