Perşembe, 27 Ağustos 2026 27.08.2026
21°C
USD 48,13
EUR 56,06
Altın 7.126
Benzin 88,27
Dizel 77,76

Ekmek Gebze’den, alkış Cimbom’a! Kendi şehrimizde misafir miyiz?

Ekmek Gebze’den, alkış Cimbom’a! Kendi şehrimizde misafir miyiz?

Bugün Gebze Kapalı Spor Salonu’nda Gebze Belediyesi ile Galatasaray arasında oynanan voleybol maçı, çarpıcı ve derin bir gerçeği yüzümüze vurdu.

Bu gerçeğin skorla bir ilgisi yok, kentleşememe ve ekmeğini yediğimiz, yaşadığımız şehre sahip çıkamama sorunu!

Tribünlere baktığımızda gördüğümüz manzara şuydu: Bu şehrin tozunu yutan, trafiğinde ömür tüketen, fabrikasında ter döken ve en önemlisi “ekmeğini bu topraklardan kazanan” bir taraftar grubu, Gebze’nin karşısındaki rakibi destekliyordu.

Rakibin Galatasaray olması önemli değil, Fenerbahçe de olabilir, Beşiktaş da, Trabzonspor da.

Bu tabloyu sadece bir “spor tercihi” olarak okumak da bana göre iyimserlik olur. Karşımızdaki manzara, Gebze’nin yıllardır aşamadığı o kronik hastalığın bir semptomudur: Kentleşememe sorunu.

Şehirleştik ama Kentleşemedik

Sosyoloji bize şunu söyler: Bir yere binalar dikmek, orayı sanayi devi yapmak “şehirleşmedir”. Ancak o binaların içinde yaşayanların ortak bir ruh, bir aidiyet ve bir “biz” duygusu etrafında birleşmesi “kentleşmedir”. Biz Gebze olarak devasa bir sanayi şehrine dönüştük ama bir “kent” olamadık.

Çünkü kentli olmak; yaşadığın yerin başarısıyla gururlanmayı, yenilgisiyle dertlenmeyi gerektirir. Eğer bir insan sabah Gebze’deki mesaisine gidip, akşam Gebze’deki evine dönüyor ama hafta sonu o şehrin takımına karşı başka bir şehri temsil eden renkleri savunuyorsa, o kişi hala Gebze’de “misafirdir”.

“Doyduğum Yer mi, Doğduğum Yer mi?” Çelişkisi

“Ben Galatasaraylıyım, bu benim hakkım” denilebilir, saygı da duyarım. Elbette herkes istediği takımı tutar. Ancak mesele sadece spor değil, bir duruştur.  Bir kenti ayakta tutan şey sadece sanayi bacaları değildir; o kentin sembollerine sahip çıkan insanlarıdır. Gebze’nin takımı sayı kaybettiğinde tribünde sevinen bir Gebzeli varsa, hatta Gebze’de yaşayan insanların Gebze’nin rakibi olarak, ‘vur kır parçala, bu maçı kazan” diye bağırıyorsa orada bir sorun vardır.

Aidiyet Bir Tercihtir

Kentleşme, bireyin o toprağa kök salmasıyla başlar. Gebze, sadece bir “geçiş güzergahı” veya bir “yatakhane” olarak görüldüğü sürece, tribünlerdeki bu garip manzara devam edecektir. Lütfen yanlış anlaşılmasın bunu sadece Galatasaray için söylemiyorum, göçle büyüyen şehirlerin en büyük hastalıklarından birisidir.

Ancak unutulmamalıdır ki; ekmeğini yediğiniz şehre borcunuz, sadece vergi vermek değildir; o şehrin kimliğine, kültürüne ve markasına omuz vermektir.

Mutlaka bana soracaklardır, peşin peşin cevap vereyim. Gebze’ye Fenerbahçe maça gelse ben elbette Gebze’yi destekleyeceğim. Ben bu şehirde doğdum, bu şehrin sevinci de üzüntüsü de benim ruhumdur.

Yorum yazın

41 Kocaeli sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin