DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dilovası’nda faaliyet gösteren Yılport ve Altıntel limanlarının kapasite artırma taleplerine sert tepki gösterdi. Beraberindeki parti yöneticileri ve Dilovası Belediye Meclis Üyeleriyle birlikte limanların bulunduğu alana giden Gergerlioğlu, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararı için görüş bildirecek tüm kurumlara olumsuz görüş bildirmeleri yönünde çağrıda bulundu. Vekil, sanayileşmenin doğayı, denizi ve halk sağlığını hiçe saydığını belirterek, iktidarın ve yerel yönetimlerin çevreyi tahrip ettiğini öne sürdü. Bölgedeki doğal güzelliklerin sanayi tesislerinin gölgesinde yok oluşuna dikkat çeken Gergerlioğlu, bu güzelliklerin rant uğruna feda edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Limanlar Doymuyor, Doğa Gasp Ediliyor!
Yılport ve Altıntel limanlarının kapasite artırım taleplerinin bölgeyi yaşanılamaz hale getireceğini dile getiren Gergerlioğlu, Dilovası’nın daha fazla sanayi ve limanı kaldıramayacağını ifade etti. Yılport’un mevcut alanını yüzde 40 oranında genişletmek istediğini belirten Gergerlioğlu, bu genişlemenin sadece deniz dolgusuyla sınırlı kalmayacağını, limanların arkasındaki ormanlık alanların da “gasp edileceğini” iddia etti. Altıntel Limanı’ndaki gemi trafiğinin 222’den 500’e, Yılport’ta ise 1400’lü rakamlara çıkacağını vurgulayan Gergerlioğlu, bu yoğunluğun Marmara Denizi’ni bir “pislik yuvasına” çevireceği uyarısında bulundu. Gemilerin sintine atıkları ve sanayi kirliliğiyle İzmit Körfezi’nin hızla eski Haliç’in kirli ve kokulu günlerine döndürüldüğünü söyledi.
Çevre Bakanlığı ve Yerel Yönetimlere Eleştiri
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un politikalarını eleştiren Gergerlioğlu, bakanlığın çevre ıslahı yerine çevreyi mahvetme politikası yürüttüğünü belirtti. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın denizi temizliyormuş gibi göründüğünü ancak diğer yandan liman genişlemelerine izin verilmesinin daha çok kirliliğe sebep olduğunu savundu. Vekil, denizden çıkarılan balçık ve kanserojen maddelerin ormanlık alanlara dökülerek ekolojik bir intihara sebebiyet verildiğini hatırlattı.
Dünyanın Çöpü Dilovası’na Yığılıyor!
Sahildeki görsel kirliliğe ve hava kirliliğine de değinen Gergerlioğlu, Çolakoğlu Metalurji önündeki devasa hurda yığınlarına dikkat çekti. Bu hurdaların yerli olmadığını, dünyanın dört bir yanından gelen çelik çöpleri olduğunu ifade eden Gergerlioğlu, bu malzemelerin eritilmesi sırasında çıkan toz ve dumanın doğrudan halk sağlığını tehdit ettiğini, bölge halkının adeta kansere mahkum edildiğini vurguladı.
Trafik Felç Olacak!
Yılport ve Altıntel limanlarının kapasitelerindeki bu devasa artışın bölgedeki tır trafiğini de felç edecek seviyeye getireceği belirtildi. Gergerlioğlu ve beraberindeki heyet, hali hazırda tır parkına dönmüş olan yolların, gemi trafiğinin artmasıyla birlikte tamamen kilitleneceğini, bunun sadece Dilovası’nı değil tüm Kocaeli ulaşımını ve E-5 karayolunu olumsuz etkileyeceğini söyledi. Olası bir sanayi kazasında veya tank patlamasında müdahale edecek altyapının bulunmadığını dile getiren Gergerlioğlu, Dilovası halkının sanayi kaynaklı ölümlerden “illallah ettiğini” ifade etti.
Kurumlar Halktan Yana Tavır Almalı
Dilovası halkını kendi sağlığına ve doğasına sahip çıkmaya çağıran Gergerlioğlu, ÇED raporlarının bakanlığa gönderildiğini ancak mücadelenin bitmediğini söyledi. Meclis çatısı altında ve sahada bu “doğa katliamının” takipçisi olacaklarını belirten Gergerlioğlu, Kocaeli Valiliği ve yerel yönetimlerin sermayeden yana değil, halktan ve doğadan yana tavır alması gerektiğini vurguladı.

