Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Avrupa Birliği’nin gündemindeki ‘Made in Europe’ kriterlerinin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Zeytinoğlu, özellikle kamu alımlarında gündeme gelen yerel içerik koşullarının, Türkiye’nin üretim ve ihracat yapısına etkileri konusunda değerlendirmelerde bulundu.
YEREL İÇERİK KURALLARI GÜNDEMDE
AB’nin tasarım aşamasındaki Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası’nın henüz netleşmediğini belirten Zeytinoğlu, otomotiv, ileri teknoloji, batarya ve yenilenebilir enerji gibi kritik sektörlerde AB içeriği eşiği getirilmesinin beklendiğini ifade etti. Korumacılık eğilimlerinin arttığına işaret eden Zeytinoğlu, bu tür önlemlerin anlaşılır olduğunu ancak Türkiye’nin de ‘Made in Europe’ tanımına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’NİN KONUMU
Zeytinoğlu, Gümrük Birliği’nin Türk sanayisini Avrupa ekonomisinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini hatırlattı. AB’nin Yeşil Mutabakat kapsamında Türkiye’den uyum beklediğini anımsatan Zeytinoğlu, benzer şekilde ‘Made in Europe’ tanımının da Türkiye’yi kapsaması gerektiğini savundu. Ayrıca, yerel içerik oranlarının nasıl belirleneceği ve ithal girdilerin üretimdeki rolünün açıklığa kavuşturulmasının önemine değindi.
YABANCI YATIRIMLAR VE İHRACATIN PAYI
Başkan Zeytinoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Suudi Arabistan’daki açıklamalarına atıf yaparak, Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yüzde 62’sinin doğrudan yabancı yatırımlar tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Türkiye’den AB’ye yapılan ihracatın büyük bölümünün ise Avrupa sermayeli fabrikalardan çıktığını söyledi. Bu nedenle, Türkiye’nin ‘Made in Europe’ dışında bırakılmasının yalnızca Türk üreticileri değil, Avrupalı yatırımcıları da olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.
AVRUPALI YATIRIMCILAR İÇİN DE RİSK
Zeytinoğlu son olarak, ulaştırma kotaları veya AB Serbest Ticaret Anlaşmaları dışında kalma gibi uygulamaların Türk sanayisinin yanı sıra Avrupa pazarındaki Avrupalı yatırımcıları da mağdur edeceğini belirtti. Konunun Avrupalı muhataplara daha iyi anlatılması gerektiği değerlendiriliyor.

