1950’li yıllarda lunapark işine giren babası Baki Dal’ın henüz 17 yaşında işin başına getirdiği Özcan Dal bugün Gebze Güzeller Mahallesi’nde dünyanın her yerine lunapark oyuncağı satıyor.
Küçük yaşlarda babasının yanında lunaparklarda çalışan İşadamı Özcan Dal’ın çocukları da babalarının izinde. Özcan Dal’ın oğlu Mustafa bir yandan mühendislik okuyup diğer yandan üstüne giydiği tulum ile fabrikada demir bükerken, kızı Nihal de aynı şekilde hem fabrikada çalışıyor hem de yüksek lisans yapıyor.
Lunapark oyuncağı yapmanın çok riskli olduğunu belirten Özcan Dal, “Lunapark oyuncağı yapmakla uçak yapmak aynı tehlike sınıfında. Biz kazancımızın yüzde 55’ini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Alman test firması TUV onayı ve denetimlerinin ardından lunaparklara satıyoruz. Üretimimizin yüzde 85’i yurt dışına” diye konuştu.
Babası ustalığın kitabını yazmış
Aile olarak lunapark sektörüne babası Baki Dal’ın 1950’li yıllarda girmesiyle başladıklarını anlatan Özcan Dal, o dönemleri http://www.41kocaeli.net’e şöyle anlatıyor:
“Babamlar 9 kardeşti. Büyük Erzincan depreminden sonra dağıldılar. Babam Ankara Kızılay aşevinde büyüdü. Henüz 8 yaşlarındayken bir maske fabrikasına demir çırağı olarak vermişler. Sanatı orada öğrenmiş. Babam çok yetenekliymiş. Ünü o kadar yayılmış ki, herkes onu bulur, iş yaptırırmış. İyi bir usta olduğu için kendi atölyesini kurup lunaparklar için oyuncak yapmaya başlamış. Kısa sürede büyümüş ancak 27 Mayıs ihtilali nedeniyle memleketimiz Erzincan’a dönmek zorunda kalmış. 6 yıl Erzincan’da kaldıktan sonra yine Ankara’ya dönmüş. Babam çok yetenekli bir usta olduğu için kısa sürede büyümüş. Ankara Gençlik parkındaki lunapark oyuncaklarını babam yapmış. Biz 7 kardeşiz. Abimle hep okuyup hem çalışıyorduk. Ben 17 yaşındayken babam beni işin başına getirdi. 1986’da rahmetli oldu.”
Çalışarak okuyan bir mühendisim
Babasının ardından işin başına geçtiğini söyleyen Özcan Dal, “Hem çalışıyor hem okuyordum. İşleri büyütünce Gebze’de 1985 yılında ilk lunaparkı kurduk, halen şimdiki yerinde (Fatma Hanım Çay Bahçesi’nin yanında) hizmet veriyor. Gebze’nin yanı sıra Darıca, İstanbul Viaport, Tekirdağ ve İstanbul Güneşli AVM’de lunapark hizmeti veriyoruz” dedi.
1994’de Gebze Tembelova mevkiinde 10 bin metrekare alanda kurulu üretim tesislerinde lunapark oyuncakları ürettiklerini belirten Özcan Dal, “Birebir 50, dolaylı olarak 100’e yakın firmaya ihracat yapıyoruz. Üretimimizin yüzde 85’i ihracata dayalı. Üretimini yaptığımız 32 oyuncak çeşidimiz var. Yılda 25 büyük oyuncak, 10 tane de küçük oyuncak yapıyoruz. Hedefimiz büyüyerek devam etmek” şeklinde konuştu.
Önce hayal, sonra tasarım ve üretim
Lunapark oyuncağı yapmanın hem riskli hem de zor süreçlerden geçtiğini kaydeden Özcan Dal şöyle konuştu: “Lunapark oyuncağı yapmak, uçak yapmakla aynı tehlike sınıfında. Bizde can güvenliği çok önemlidir. Bugüne kadar bizim yaptığımız hiçbir oyuncak yüzünden lunaparkta insan ölmedi çok şükür. Bir oyuncak yapmadan önce hayal kurmak lazım. Sonra tasarım ve üretim aşamasından geçer. Bilgisayarda mukavemet hesapları yapılır ve Alman inceleme kurumu olan TUV’a gönderilir. Çünkü Türkiye’de devletin bu oyuncaklarla ilgili herhangi bir standardı yok. Alman TUV inceler ve onaylar. Orada onaylanması önemli bu sayede tüm dünyaya satabilirsiniz oyuncakları. Üretim aşamasında ve bittiğinde de kontrol edilir, boyanır, kurulur, elektrikleri ölçülür, test edilir ve satış aşamasına gelir. Güvenlik önemli, çoluk çocuklarımız biniyor. Ama ne yazık ki üreticilerde böyle bir vasıf aranmıyor. Önüne gelen lunapark oyuncağı üretiyor. Lisanslı olması lazım bu işin.”
Avrupa’nın en büyük Roller Coaster’i
Geçen yıldan beri İstanbul’daki Viaport Alışveriş Merkezi’nde faaliyet gösteren lunaparkın da sahibi Özcan Dal. ‘Crazypark’ adındaki bu parkta ‘SuperLoop on Top’ 40 metrede kendi ekseninde taklalar atıyor. ‘Star Flyer’ 47 metrede 60 km hızla sallandırıyor. ‘Bouster’ ise 50 metre yükseklikte 140 kilometre hızla dönüyor. Bu arada parkın etrafını boydan boya dolaşacak bir roller coaster geliyor. Yapımı iki yıl sürecek: “1257 metre ile Avrupa’nın en uzunu olacak” diyor Özcan Dal.

