Ayşe ALTANAyşe ALTAN
41kocaeli Tüm Yazılar

Sözcüklerin anlamı

  • 2016-06-14 10:05:51 Tarihinde Yazıldı

SÖZCÜKLERİN ANLAMI

Günlük konuşmalarımızda yüzlerce sözcük kullanırız... Kitap, dergi, gazete gibi basılı yayınlar da sözcüklerden oluşur. Anlatmak istediğimiz duygularımızı, düşüncelerimizi sözcükler aracılığı ile yansıtıyoruz.
Duyduğumuz veya okuduğumuz sözcükler de karşı tarafın duygularını ve düşüncelerini bize aktarır, yansıtır.
Sözcük; " Anlamı olan ses veya ses birliği, söz,kelime olarak tanımlanmış. Anlam ise, bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesnedir.
Sözcükler insanlarda aynı duygu ve düşünceyi yansıtırsa, insanlar arasındaki iletişim aksamadan, sağlıklı olarak yürür.  "Deniz okula gitti" dediğimizde, "okul" ve "gitmek" sözcükleri, bu cümleyi duyan veya okuyan tüm insanlarda, aynı nesneyi, aynı duyguyu ve anlamı ifade eder. Diğer bir ifade ile "görüş" ve "düşünce" birliği insanlar  arasında tamdır. Bu "tamlık" insanları aynı doğrultuda eyleme geçirir.
Sözcükler, insanlarda aynı anlamı ifade etmezse, insanlar sözcüklerin anlamını eksik biliyor veya hiç bilmiyorsa, insanlar arasındaki iletişim kopacaktır. Bu noktada da kaos başlar.
Sözcükleri gelişi güzel kullanmak yerine, anlamını açarak, anlatarak kullanmak her zaman tercih edilmelidir. Bu tercih yapılmaz ise niyetler farklıdır. Tercih anlatmak, açıklamak yönünde yapılmıyorsa, niyet "yalan" veya "aldatmak"tır.
Yalan; " Aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz" diye, aldatmak ise, "Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Karşısındakinin dikkatsizliğinden,ilgisizliğinden, gereği gibi uyanık olmayışından yararlanarak onun zararına kazanç sağlamak" diye tanımlanır. Aldatmak ve yalanın ortak noktası, "bir başkasının zararına kazanç sağlamak"tır. Demek ki orada zarar gören, bir de kazanç sağlayan var...
Demokrasi; "Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi"dir. Demokrasiye anlam veren üç sözcük var.
1- Halk, "Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu" Burada  zengin-fakir, kadın-erkek, genç-ihtiyar, kuzeyli-güneyli, doğulu-batılı, şişman-zayıf, beyaz-siyah, işveren-işçi, köylü-memur gibi insanlar arasında hiç bir ayrım yapılmadan, aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insanlar, "halk"  sözcüğü altında homojenleşir.
2- Homojenleşen bu insan topluluğu, yani halk, egemen olur. Egemen ise; "Yönetimi hiç bir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hakim" anlamındadır.
3-  Yönetim; " Yönetim işi, çekip çeviren, idare" dir. Çekip çevirme işini, hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan, hükümran sıfatıyla aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan "halk" sözcüğü ile homojenleşen insanların yapması, demokrasidir.
Bu çekip çevirme işini, halk hep beraber mi yapacak?
Elbette ki hayır. En baştan buna fiziki büyüklük imkân vermez. Toplumsal iş bölümü soruna çözüm getirmiştir. Bu sorun "VEKİL" lik ile çözülmüştür...
Vekil; "Birinin işini görmesi için, kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse"dir. Vekil, asıl işini, onun talimatları doğrultusunda, onun hukukunu, haklarını korumak şartıyla, asıl yerine hareket ederek görecektir. Asıl, esas olan, gerçek olan ana unsurdur. Vekil ise ikincildir...
Halkın egemen olduğu alanlar nelerdir?...
Bakan kime denir? Ve nereye kime bakar?...
Özgürlük nedir? Nerelerde kullanılmaz?...
Hukuk nedir? Kimlere uygulanmaz?...
Bunların hepsi mutlaka ayrı birer yazı olmalıdır...
Ve incelemeye, üzerinde konuşulmaya en çok ihtiyacı olan konulardır...


Tüm Yazıları

  • Her Eylülde

    2017-09-22 16:55:10 Tarihinde Yazıldı
    Her Eylülde

    Kimsesiz bir çocuk gibi, gelip kapımıza dayandı sonbahar... Onu içeri almaktan başka yapacak ne var?   Ölümün, yaşamla aramızdaki en dar köprü olduğunu düşünürüz. Ama, o, dar bir köprü değil, geniş bir cadde olduğunu bizlere her fırsatta hatırlatır. Ölüm, hem yaşamlarımızdan her zaman uzak tutmaya çalıştığımız kötü bir insan gibidir. Hem de bizleri hiç yal

    // DEVAMI
  • KİRLİLİK

    2017-09-07 10:18:19 Tarihinde Yazıldı
    KİRLİLİK

    Hızla kirlendi her şey… Herkes… Büyük bir hızla… İnsanlar kirlenince, şehirler de kirlendi… Şehirler kirlenince, yürekler ister istemez karardı… Gökyüzü bunaldı… Şiirler, çekinir oldu, ardı ardına dizelere dizilmekten… Denizler, coşmaktan çekinir oldu… Çocuklar, koşmaktan… Yüreklerimiz, bedenlerimize sığmaz oldu, kirlendikçe sevdalar&hellip

    // DEVAMI
  • KASET

    2017-08-26 14:11:08 Tarihinde Yazıldı
    KASET

    Yaşı uygun olanlar bilirler, kaset, bir zamanlar, herkesin hayatında önemli yer tutardı. 45’lik, 60’lık, 90’lıkları vardı… Şimdiki cd’ler gibi çizilmez, ses vermek için nazlanmazdı. Arada sırada, arıza yapsa bile, bir kalem yardımıyla, atan kısım sarılır, yeniden yeniden çalınırdı. Sevgililer, birbirlerine söylemekten çekindikleri şeyleri, şarkıların ve şarkıcıların yardımıyla, karış

    // DEVAMI
  • İBİŞ’İN RÜYASI

    2017-08-12 10:59:29 Tarihinde Yazıldı
    İBİŞ’İN RÜYASI

    Usta oyuncu Naşit Özcan’ın yaşamını anlatan, yazarı Tarık Buğra’ya ödüller ve başarı kazandıran harika bir oyundur “İbiş’in Rüyası”…   Uzun yıllar boyunca Devlet Tiyatroları’nda oynamış, güzel bir hayalin kapılarını, İbiş’in çaresizliğine açmış, enteresan bir oyundur da aynı zamanda. Burada, amacım, Türk Tiyatro tarihinden bahsetmek değil elbette, bunu, Tü

    // DEVAMI
  • DEVLETİN VARLIĞI VE BAĞIMSIZLIĞINI...

    2017-08-09 11:02:18 Tarihinde Yazıldı
    DEVLETİN VARLIĞI VE BAĞIMSIZLIĞINI...

    Milletvekili... Genel olarak, seçimle yasama meclisine tayin edilen kimse... Önceleri, "milletvekili" yerine, "Milletçe gönderilmiş kimse" anlamına gelen, mebus kullanılmaktaydı... Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, milleti temsil ederler... Türkiye Büyük Millet Meclisi  üyeleri, göreve başlarke

    // DEVAMI
  • SONSÖZ

    2017-06-22 13:19:29 Tarihinde Yazıldı
    SONSÖZ

    Hiç şüphesiz, yaşamak üstüne, ölmek üstüne, sayısız yazı yazılmıştır, bugüne değin. Sayısız yazı, sayısız şiir, sayısız şarkı… Kimimiz, yaşamın ipine sarılırız sıkı sıkıya… Yolunda gitmeyen her şey, itici güç olup, daha da ayakta tutar bizi. Yılları ve koca bir yaşamı, yaşamın ipine inatla asıla asıla yaşarız. Yaşamın ipine asılı kalmak için, şiirler yazarız. Sah

    // DEVAMI
  • Terazi

    2017-06-11 15:32:16 Tarihinde Yazıldı
    Terazi

    A’sını K’sini B’sini çok da anlamadım hayatın. Hangi harfine tutunduysam elimde kaldı. Kimi zaman, buna hiç aldırış etmeden, yürümeye devam ettim. Kimi zaman da tökezledim.  Yürüdüğüm ve tökezlediğim her yol, beni kendime çıkardı. Çıkmaz bir sokakta, yalnızca kendine göçen, çıplak bir duvar gibi kalakaldım. Sıvasız, boyasız, çırılçıplak bir du

    // DEVAMI
  • Çıkamadığım yolculuklarda

    2017-04-05 16:33:47 Tarihinde Yazıldı
    Çıkamadığım yolculuklarda

                                                                -hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka/                          &

    // DEVAMI
  • ÇIKAMADIĞIM YOLCULUKLARDA

    2017-04-05 09:56:33 Tarihinde Yazıldı
    ÇIKAMADIĞIM YOLCULUKLARDA

                                                                -hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka/                                      &nbs

    // DEVAMI
  • SUSTALI MAYMUN

    2017-03-02 10:07:29 Tarihinde Yazıldı
    SUSTALI MAYMUN

    Başımı kaldırdım… Bakındım sağıma, soluma… Önüme, ardıma… Sustalı maymunların çokluğu bir kez daha düşündürdü beni kara kara… Şöyle alıcı gözle bakınca… Düğmelerle donatılmış, isteğe göre zıplayan, tepki veren , cümle aleme ,durmaz diye ilân edilen ama isteğe göre kuzu kuzu duran ne çok sustalı maymun varmış meğer yaşamımızda… Onl

    // DEVAMI
  • Başpare

    2017-01-18 17:52:40 Tarihinde Yazıldı
    Başpare

    Yazı yazanlar bilirler… Kimi zaman koca bir yazı yazarsınız… Ama yazıya bir başlık bulamazsınız… Kimi zaman da bunun tam tersi olur. Başlığı bulursunuz ama başlığın altını dolduracak yazıyı yazmak için kıvranır durursunuz… Haftalardır kıvranıyorum ben de… Başlık hazır… “BAŞPARE”… Ama, gel gelelim, “Başpare” nin anlamına değer bir yazı, bir türlü gelmiyor kal

    // DEVAMI
  • Bu mızrak hangi çuvala sığar?

    2016-12-02 11:54:01 Tarihinde Yazıldı
    Bu mızrak hangi çuvala sığar?

    4 Mart 1924’de halifelik kaldırıldı.  Öğrenim Birliği Yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) çıkarıldı. 8 Nisan 1924’de Şeriye Mahkemeleri de tarihe karıştı. Cumhuriyet devrimi yürüyordu. 30 Kasım 1925’de Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılmasına dair kanun onaylandı.  Hiç kuşkusuz Bektaşi  tekkeleri de benimsenen yasanın kapsamına giriyordu.  Bu durumda ortaya çıkan soru şudur: 23 Aral

    // DEVAMI
  • Ben olabilmeni isterdim

    2016-10-14 11:57:01 Tarihinde Yazıldı
    Ben olabilmeni isterdim

    “Ben miyim ben, sen misin sen, ben mi sen,   Ben miyim, sen sensin elbet, sen de ben,   Ey hatemli yâr, seninle bir hoşum   Sen mi bensin, ben mi sen, geç şüpheden” der Mevlâna, sevgilisine.  Ne güzeldir, karışabilmek birbirine. Ne güzeldir, senlik benlik düşünmeden, biz olmanın güzelliğinde çoğalabilmek. Bir tek ruh, bir tek yürek olarak yaşayabilmek, ne güzeldir. Aynı gö

    // DEVAMI
  • Eşeklik üstüne

    2016-10-03 18:11:33 Tarihinde Yazıldı
    Eşeklik üstüne

    Eşek üstüne, eşeklik üstüne söylenmemiş atasözü ve deyim, yazılmamış yazı ve şiir yok gibidir…   Neden mi?...   Ulusça, eşeği ve eşekliği severiz de ondan…   Başka ulusların dillerine bu kadar yerleşmiş midir eşek ve eşeklik?   Hiç sanmıyorum…   Yardım etmeyi severiz ulusça. Hatta bunu kimi zaman abartır, yardım ettiğimiz insanlardan sorumlu devlet bakanı gib

    // DEVAMI
  • Yarı Kör

    2016-09-19 16:05:08 Tarihinde Yazıldı
    Yarı Kör

    YARI KÖR   Akşam… Yarı aydınlık… Sonrası karanlık… Güzel sözcükler gibi, geçip gitsin isterken, acı dualar gibi kanatarak geçti… Akşamı gibi gecesi de, kimsesiz bir yaranın, sessiz sessiz sızlaması gibiydi… Yollardan geçersin… Denizlerden geçersin… Geceler gündüzler, düşlerine çarpa çarpa geçer… Düşlerini kimse dinle

    // DEVAMI
  • 21 GÜZ YAPRAĞI İÇİN EYLÜL KAYGISI…

    2016-09-05 11:27:06 Tarihinde Yazıldı
    21 GÜZ YAPRAĞI İÇİN EYLÜL KAYGISI…

    Bütün hüznüyle bir anda geliverdi güz… Bütün hüznüyle ruhlarımızı, yüreklerimizi, büyük bir acele ile hemen etkisi altına alıverdi… Kalemim, güz mevsiminin verdiği bu büyük acıyı yazmamakta direndi… 21  fidan, birer güz yaprağı gibi  dün gece sessiz sedasız toprağa düşüverdi… Aslında hiç şaşırmadık değil mi?... Nasıl da alı

    // DEVAMI
  • ÜLKEMİN EFENDİLERİ

    2016-08-29 09:08:19 Tarihinde Yazıldı
    ÜLKEMİN EFENDİLERİ

    Midem bulanıyor... Hem de feci şekilde... Hayır, hayır, hastalıktan değil... Bu bulantı, etrafımızı saran, giderek içimize işlemeye çalışan çürümüşlük kokusundan... İnim inim inleyenlerin sesi, kısıldı artık bağırmaktan... Çaresizlikten kıvrananlar, -köşe başları kendilerine kalsın diye- köşe başlarında başı büyükler tarafından ezildiler... Darda olanların başı, neredeyse koptu ko

    // DEVAMI
  • AÇIK

    2016-08-13 09:41:24 Tarihinde Yazıldı
    AÇIK

    Açık sözcüğü kadar, ucu açık bir sözcük daha tanımadım… Bunu açıkca söylemekten de çekince duymam… Bazen yüreğimiz açıktır sevdaya… Bazen açıktır gözümüz, yeryüzündeki tüm oyunlara… Bazen  yolumuz açıktır… Çok da önemli değildir nereye gittiğimiz yolumuz açıksa eğer… Bazen acımasızdır y

    // DEVAMI
  • ÖNÜM/ ARDIM/ SAĞIM/ SOLUM/ HÖDÜK

    2016-08-03 13:49:33 Tarihinde Yazıldı
    ÖNÜM/ ARDIM/ SAĞIM/ SOLUM/ HÖDÜK

                                                                    -Ötüyor her taşın altında bir dilli düdük/                                 &nbs

    // DEVAMI
  • KAVGA VE BARIŞ

    2016-07-22 10:01:42 Tarihinde Yazıldı
    KAVGA VE BARIŞ

    İnsanlık tarihine şöyle bir göz attığımızda, kavgaların, kan kokan savaşların terazinin kefesinde daha ağır bastığını görüyoruz. Yerleşik düzen kurulmadan önce, hayvanlarını önüne katanlar yeni ve daha verimli alanlar bulmak amacıyla kendilerine engel olmak isteyenlerle ölüm kalım savaşına girmişler,  yurtlarını ellerinden alıp onları oradan sürmüşler ya da tutsak edip  her türlü

    // DEVAMI
  • Bayram Sonrası

    2016-07-10 12:20:45 Tarihinde Yazıldı
    Bayram Sonrası

    BAYRAM SONRASI   Bilmem size de olur mu? Bazen bir filozoflaşırım ki... Sormayın gitsin... Enine boyuna düşünürüm...Etliyi sütlüyü düşünürüm...Vuranı, vurduranı, vurulanı düşünürüm...Ezeni, ezileni düşünürüm...Satanı, alanı, çalanı düşünürüm... Dedim ya... Düşün düşün... Nedir işin ? Bayram sebep oldu, "gözlerin

    // DEVAMI
  • BASINA SALDIRIN(!)

    2016-06-29 17:57:11 Tarihinde Yazıldı
    BASINA SALDIRIN(!)

    Moda oldu neredeyse. Sebepli sebepsiz her şeyde basına saldırmak moda oldu. İşini yapmaya çalışan her kesim gibi, gazeteciler de nerdeyse yolunda gitmeyen her şeyde odak noktası… Bir trafik kazası… Ölüler yaralılar bir tarafa dağılmış. Aman ha, ölüler ve yaralılarla uğraşmayın sakın, yardım etmek için gayret göstermeyin, ambulans falan çağırmayın (!)… Hemen ve vakit kaybetmeden, görünt

    // DEVAMI
  • SUÇ

    2016-06-24 13:15:42 Tarihinde Yazıldı
    SUÇ

    Daha önce onu pencerede gördüğüm olmuştu. Tek tük… Belli belirsiz… Varla yok arası… Pencereyle perdenin arasında kaybolmuş… Hep solgun… İncecik… Titriyor gibiydi… Ama  dün gece hepsinden farklıydı pencerede duruşu… Gökyüzüne bakıyordu… Gülümser gibiydi… Ben de başımı kaldırıp onun baktığı yere baktım… Kapkara gökte ı

    // DEVAMI
  • BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ...

    2016-06-20 12:28:37 Tarihinde Yazıldı
    BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ...

    Sokak aralarında büyüdük... Tozlu sokak aralarında. Asfalt yüzü görmemiş, toztoprak içinde... Akşam, toz içinde gidip, evden dayak yememiz de sırf bu yüzdendi. Top oynayacağız, diye toza toprağa bulanırdık. Sonrası malum... Ağaçlar vardı bizim çocukluğumuzda, büyüdüğümüz sokaklarda. Haylazlıktan tepesine çıkıp, düşünce kolumuzu kırdığımız... Yapraklarını

    // DEVAMI
  • 2016-06-20 12:27:11 Tarihinde Yazıldı

    BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ...   Sokak aralarında büyüdük... Tozlu sokak aralarında. Asfalt yüzü görmemiş, toztoprak içinde... Akşam, toz içinde gidip, evden dayak yememiz de sırf bu yüzdendi. Top oynayacağız, diye toza toprağa bulanırdık. Sonrası malum... Ağaçlar vardı bizim çocukluğumuzda, büyüdüğümüz sokaklarda. Haylazlıktan tepesine çıkıp, düşünce ko

    // DEVAMI
  • 2016-06-20 12:26:22 Tarihinde Yazıldı

    BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ...   Sokak aralarında büyüdük... Tozlu sokak aralarında. Asfalt yüzü görmemiş, toztoprak içinde... Akşam, toz içinde gidip, evden dayak yememiz de sırf bu yüzdendi. Top oynayacağız, diye toza toprağa bulanırdık. Sonrası malum... Ağaçlar vardı bizim çocukluğumuzda, büyüdüğümüz sokaklarda. Haylazlıktan tepesine çıkıp, düşünce ko

    // DEVAMI
  • Bizim çocukluğumuz...

    2016-06-20 12:16:29 Tarihinde Yazıldı
    Bizim çocukluğumuz...

    Sokak aralarında büyüdük... Tozlu sokak aralarında.  Asfalt yüzü görmemiş, toztoprak içinde... Akşam, toz içinde gidip, evden dayak yememiz de sırf bu yüzdendi. Top oynayacağız, diye toza toprağa bulanırdık. Sonrası malum... Ağaçlar vardı bizim çocukluğumuzda, büyüdüğümüz sokaklarda. Haylazlıktan tepesine çıkıp, düşünce kolumuzu kırdığımız... Yaprakların

    // DEVAMI
  • Sözcüklerin anlamı

    2016-06-14 10:05:51 Tarihinde Yazıldı
    Sözcüklerin anlamı

    SÖZCÜKLERİN ANLAMIGünlük konuşmalarımızda yüzlerce sözcük kullanırız... Kitap, dergi, gazete gibi basılı yayınlar da sözcüklerden oluşur. Anlatmak istediğimiz duygularımızı, düşüncelerimizi sözcükler aracılığı ile yansıtıyoruz.Duyduğumuz veya okuduğumuz sözcükler de karşı tarafın duygularını ve düşüncelerini bize aktarır, yansıtır.Sözcük; " Anlamı olan ses veya

    // DEVAMI
  • Cennet insanın yüreğinde

    2016-06-06 13:53:07 Tarihinde Yazıldı
    Cennet insanın yüreğinde

    Benim, dini içerikli bir yazı yazma iddiam kesinlikle yok. Bırakalım bunu, dini iyi biliyorum diyenler yapsınlar.  Biz de onların dediği yoldan gidelim yeter. Bizim muhakeme yapmamıza, fikir yürütmemize, Tanrı'nın bize verdiği akıl ve mantığı kullanmamıza hiç gerek yok (!) İnsanlar içinde böyle kişiler olmasaydı, anne kucağındaki küçücük çocukları günlerce aç,susuz bırakıp, sonra da o

    // DEVAMI
  • NEDEN YAZIYORUM?

    2016-05-27 14:03:39 Tarihinde Yazıldı
    NEDEN YAZIYORUM?

    Zaman zaman, başımı ellerimin arasına alıp düşünürüm: “Neden yazıyorum?” diye… “Neden yazıyorum?” diye sorarım kendi kendime… Yazmak, yüreğimde atan en sağlam damardır… Yazmak, vücudumdaki en derin çocukluk izi, beynimdeki en güzel direniştir. Kalemin kâğıtta çıkardığı ses, en sevdiğim türküdür… Başım, ellerimin arasındayken, neden yazdı

    // DEVAMI