Levent Altun yazdı

  • 2018-06-12 08:04:34 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

24 Haziran seçimlerine artık çok az bir süre kaldı. Geçtiğimiz hafta sonuna kadar çok fazla seçim hareketliliği yaşamayan Kocaeli, iki Cumhurbaşkanı adayını ağırlayınca birkaç günlüğüne de olsa bu heyecanı ve coşkuyu doyasıya yaşadı.

Siyaseti taraftar anlayışıyla kabul edenler ve ‘çokluğu’ nitelik olarak değil güç hedefi olarak algılayanların yazının başlığını okuduktan sonra aradıkları cevap belli.

Acaba hangi liderin mitingi daha kalabalıktı?

Bu sorunun yanıtını vermeden önce, kalabalığın nasıl hesaplandığına bakmak gerekiyor.

Mitinge katılım, metrekareye 4 vatandaşı sığdırarak yapılan matematik işlemiyle hesaplanmaz çünkü.

Hükümetin ve yerel yönetimlerin elindeki iktidar gücü, bütçe, para kaynağı, istihdam gibi olanaklardan yararlanan kesimi çıkarmak lazım öncelikle.

Örneğin yerel yönetimin açtığı herhangi bir kurs ya da farklı bir merkezinde görev yapanlar…

Hükümet ya da belediyenin herhangi bir kuruluşunda çalışanlar…

Hükümet ya da belediye ile iş yapan müteahhitler, işverenler, esnaflar…

Genel ve yerel iktidarın elindeki siyaset gücü sayesinde hayatın her alanında her istediğini yaptırabilen, belediye kaynaklarına kolaylıkla ulaşabilen ve yönlendirebilen kişiler…

Sizce bu kişilerin çoğu, sayın Erdoğan’ın söyledikleriyle mi daha çok ilgilidir yoksa yararlandıkları olanaklarla ve rantla mı ilgilidirler?

O kalabalıkta, bu sayı ne kadardır mesela?

Kalabalıktan bu sayıyı çıkardığınızda ne kadar kalırsa, mitinge katılan kişi sayısı işte o kadardır.

Bunu sadece bir siyasi parti ya da bu hükümet için söylemiyorum. Her dönem, her siyasi parti için geçerli olan bir durum.

Nasıl ki bugün Ak Parti’nin olanaklarından yararlanma oranı diğer partilerden fazlaysa, elbette mitinglerdeki kalabalığın fazla olması da gayet doğal.

                                                                 

Muharrem İnce CHP’ye çok büyük bir coşku, heyecan ve inanç getirdi. Yaptığı konuşmalar rakiplerini tedirgin ediyor, seçmenlerini ise ateşliyor.

Özellikle ekonomi, eşitlik, adalet ve sosyal hayata dair verdiği mesajlar, vatandaşa dokunan bir üslup en büyük avantajı.

Kocaeli’deki dezavantajı ise milletvekili aday listesi.

Son 2 milletvekilliği seçimine aynı adaylarla giren ve aynı oyu alan CHP, eğer üçüncü kez aynı milletvekili listesi ile seçime giriyorsa demek ki aynı oyu hedefliyor demektir!

Kocaeli’nin 11 olan milletvekili sayısı 13’e yükselecek ve CHP bu 2 milletvekilliğinden birini alma şansını bu listeyle zora soktu. (Fatma Kaplan Hürriyet’in 1.sırada olmasını doğru bulmakla birlikte, 2 ve 3.sıranın değişmesi gerektiğini düşünüyorum.)

Herkes görecek ki Kocaeli’de milletvekili adayları Muharrem İnce kadar oy alamayacak.

Ak Parti’nin ise listeyle ilgili sorunu yok, olmaz da!

Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’a koşulsuz inanan ve kabullenen büyük bir seçmen kitlesi var. Listede hiç tanımadıkları biri bile olsa oylarını verirler. Bakan Albayrak ne demişti? “Cumhurbaşkanımız Ay’a 4 şeritli yol yapacağım dese bile inanırım” diyen seçmenimiz var.

Bu da gösteriyor ki, Ak Parti’nin en büyük daha doğrusu tek büyük gücü Recep Tayyip Erdoğan. Ak Parti’ye oy veren seçmen için Dolar artışı, ekonomik gidişat, tarım ürünlerinin ihracatı, asgari ücretin düşüklüğü, işsizlik, eşitsizlik, toplumdaki gerilim, kutuplaşma ve baskı çok önemli değil. Önemli olan Erdoğan’dır. Erdoğan’ın vaat ettiği istikrardır!

Ak Parti’nin icraatlarını beğenmeyen ancak oy vereceği alternatif bir parti bulamayan bir kitle de var ki hiç de azımsanacak bir rakam değil. Her ortamda duymuşsunuzdur, “Hadi diyelim Erdoğan’a vermeyelim, kime oy vereceğiz?”

Bu tercihsizliğin ana sorumlusu da ana muhalefet partisi CHP’dir. Sürekli değişim ve yenilik isteyen bir partinin yeniliğe ve değişime direnmesidir.

Meral Akşener İYİ Parti, Temel Karamollaoğlu da Saadet Partisi ile radikal ve doğru hamleler yaparak Türkiye siyasetinde yeni soluk ve olumlu gelişmelerde pay sahibi oldular.

Yazımın ana konusu, mitingleri kıyaslarken nelere dikkat etmek gerektiğiydi. Seçimlerle ilgili öngörülerimi bir sonraki yazımda ayrıca değerlendireceğim.