Bahar K. Erdoğan yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Bahar K. Erdoğan yazdı

Sihirli bir ‘Hayırsever’ olsa !!!

Evlat neydi tam olarak…!

Korktuğun yer

Canının en tatlı yeri

Baktığın gözün

Tuttuğun ellerin

Yürüdüğün ayakların

Yemeğin, suyun, nefesin

Ona gelmesin bana gelsin tüm acılar dediğin tek varlık !

Ana yüreği dayanır mı hiç hasta evladına, evlatlarına. Onlarca, yüzlerce fakir ve çaresiz çocuklardan biri  7 yaşındaki Ahmet. Böbrekleri yüzde 30 çalışmasına rağmen, astım bronşit olduğu için günde 3 defa nefes almak için makinaya bağlanmasına rağmen, en ufak gribal enfeksiyonda hastanelerde haftalarca yatıp tedavi görmesine rağmen ve her şeye rağmen yine de okumayı yazmayı öğrenecek kadar da başarılı…Arkadaşlarıyla oynayamadan büyüyor. Çünkü koşup terlese hastanelik oluyor.

Bir ev düşünün, iki ayrı ailenin aynı evi paylaşması için  ikiye bölünmüş bir ev. Kerpiçten yapılmış, farelerin cirit attığı, rutubet ve nemli  5 kişinin yaşam savaşı verdiği tek göz oda yüzünden sık sık hastalığı nükseden küçük Ahmet her şeye inat okulunu ve derslerini ihmal etmiyor. Anne yüreği sabırla evladı için defalarca okula gidip geliyor ki Ahmet hastalanmadan hayatına devam etsin…

Ahmet’e sıcak bir  yuva

Yardım almaya bile utanan bir annenin içindeki acıyı ve çaresizliği yüreklerinde hisseden velilerin ‘Karınca kararınca’ yardımları ise o yaşadıkları evden kurtulmaya yardım edemiyor. Baba asgari ücretle çalışıyor. Ancak o evden kurtulmaya yetmiyor. Haber isteğimiz  ise, evdeki diğer iki evladın ‘arkadaşlarımız görmesin, utanırız’ gururuyla başlamadan bitiyor.

 

Keşke bir hayırsever çıksa, keşke sihirli bir değnekle küçük Ahmet’i o evden kurtarıp nefes aldırsa… Keşke 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda Ahmet’e bayram gelse. Keşke…