Levent Altun yazdı

  • 2015-02-18 03:25:18 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı
20 yaşında bir genç kız tecavüze uğruyor. Henüz canlıyken boğazından bıçaklanıyor, bilekleri kesiliyor. Sonra yakılarak öldürülüyor. Geçen ay İzmit’te başka bir kadın –tanınmayacak derecede- dövülerek öldürülüyor. Bilekleri kesilip çuvala konulduktan sonra tarlaya atılıyor. Daha önce ise başkaları. Sadece kadınlar değil. Daha hayatı tanımadan vahşeti tanıyan küçücük çocuklar. … Biz de insanız! Aşırı duygusallık ve hezeyanla, kanımızı donduran ve ruhumuzu kör kuyulara atan bu olaylara sebebiyet verenlerin en ağır cezayı çekmesini istedi, içimizdeki o ikinci insan. Bugüne kadar insancıl ve sağduyulu düşünürken, ‘yeter artık’ diye haykıran bu sese engel olmak mümkün olmadı! … Kadın ve çocuklara yapılan şiddete dikkat çekmek için, geçen yıl yazdığım kitabın adını +18 koymuştum. Bugüne kadar, dikkat çekmek istediğim konu hakkında fikir yürütmeyenler ve +18 üzerinden cinsel espriler üretenler ne yazık ki bugün beni, ‘idam istiyor’ diye klavye eleştirilerine başladılar. Solculuğu, , demokrasiyi, insan haklarını, entelektüelliği teoride çok iyi pazarlayanlar, iş empati yapmaya ya da aslında neyi anlatmaya çalıştığımızı umursamadan haksızca eleştiriye başlıyorlar. Ben idam istiyorum diye bu hükümet idam getirecek de, ne kadar solcu varsa onları asacak öyle mi? Ben bu ülkede yıllardır çok şey istiyorum, hiçbiri olmadı! İstemediğim o kadar çok şey vardı ki, o kadar tepkiye ve eyleme rağmen bir günde oldu! Ben ‘idam istiyorum’ derken, bu ülkenin ve toplumun en büyük utancına ciddi bir şekilde dikkat çekmek istedim. Bugüne kadar üçüncü sayfa haberleri ve cılız birkaç tepkinin ardından unutulan tecavüz utancı, toplumun en umursamaz yerine sıkı bir tekme vursun istedim. İnsanlığımızı ve mümkünse erkekliğimizi sorgulayalım, tüm bu utançtan payımıza düşeni alalım istedim. En çok da erkekler. Sanal dünyada atıp tutanlara bakmayın, bu yaşanan olaylarda hepimizin suçu var. Gelin bugün dürüst olalım. Ben mesela, çocukluğumda evin tüm işlerini kız kardeşlerim yaptı. Yemeğin en güzel yerini ben yedim. Onlar evde işlerle boğuşurken, ben gezdim durdum. Susadığımda oturduğum yerden suyu onlardan istedim. Sofrayı onlar kurdu, onlar topladı. Ben keyfime baktım. Onların ilk sevgilisi, kocaları oldu. Ben ise gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirdim! Evlendiğim kişi son sevgilim oldu! … Hangi evde bunlar yaşanmadı ki? Toplumun dayattığı ve yazılmamış kurallardı bunlar. Erkekler kızlarla gezip tozunca çapkın, kızlar erkeklerle gezince ‘yollu’ denilmedi mi? Erkekler ilk cinsel ilişkilerinde ‘milli’ unvanı alıp sırtı sıvazlanırken, kızlar bekaretini kaybettiği için ‘namussuz’ ilan edilmedi mi? Kız kardeşlerine erkek arkadaşlarıyla gezmeyi yasaklayan ikiyüzlü ağabeyler, kendilerine elalemin kızlarıyla gezmeyi hak görmedi mi? Anne-babalar, amcalar, teyzeler, halalar, dayılar, akşama kadar dedikoduyla beslenen komşu teyzeler… Tecavüz edilen ve öldürülen her kadının cesedinde sadece o sapık ruhlu şerefsizlerin parmak izi yok. Sizin de var. Bizim olduğu kadar… Son 10 yılda resmi kayıtlara göre 7 binden fazla kadın öldürüldü. 5 bin kadına tecavüz edildi. Belki beş katı kayıtlara hiç girmedi. Tecavüze uğrayan nice genç kızlar herkesten sakladı bu gerçeği. Bu şerefsizliği yapanlar, toplum içinde hiç yüzleri kızarmadan gezmeye devam etti! Kız kardeşlerinin yüzüne baktığında, başkalarının da aynısını onlara yapsa ne hissedeceğini hiç aklına getirmeden! Çocuk pornosunda dünyada ilk sıralarda yer almak. Çocukluktan itibaren kızları toplumda ikinci sınıf insan görmek. Büyüdükçe şiddeti layık görmek. En kötüsü ne, biliyor musunuz? Cezalandırmamak. Tecavüz ederken suçüstü yakalanıp ‘yarım kaldı’ ya da ‘bakire değildi’ diye ceza indirimi alınan memleketimde bu sapık ruhlu şerefsizler idam edilsin diyerek toplumun utanması gereken yerine dokunayım dedim, ben suçlu çıktım! Özür dilerim!