İşte o beş dakikanın hikayesi...

  • 2015-01-17 09:33:38 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
İşte o beş dakikanın hikayesi...

Ulu Öndere Mustafa Kemal Atatürk’ün 16 Ocak 1923’te ilk ve tek basın toplantısı yaptığı İzmit, tam 92 yıl sonra yine tarihi günlerinden birini yaşadı.

16 Ocak 1923… Mustafa Kemal, ülkenin önde gelen gazetecilerini İzmit Kasr-ı Hümayun’a çağırmış ve düzenlediği basın toplantısında Cumhuriyet fikrini ilk kez gazetecilerle paylaşmıştı.

16 Ocak bu nedenle hem gazeteciler, hem Kocaeli hem de ülkemiz için çok önemliydi. Ve bu nedenle her yıl 16 Ocak, Basın Onur Günü olarak kutlanmakta.

Bu yıl ise Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti olarak 16 Ocak’ın önemini tüm Türkiye’ye duyurmak için farklı bir kutlama organizasyonu yaptık. Gerçekten çok çalıştık.

Kutlama etkinliğine ülkemizin önde gelen siyasetçi, gazeteci, yazar, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini davet ettik.

Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Star Ana Haber Spikeri Nazlı Çelik, Fox TV’den İsmail Küçükkaya, TRT’den Erdoğan Arıkan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı ve milletvekili Oktay Ekşi, Bakan, Vali, milletvekilleri, belediye başkanları ve yüzlerce konuk bu anlamlı günü bizimle paylaştı.

Basın Onur Günü kutlamalarını detaylı anlatmayacağım. Gazete, TV ve sosyal medyadaki yazı ve fotoğraflardan fikir edinebilirsiniz.

Ama etkinliğin bir bölümü var ki, eğer o an orada değilseniz kesinlikle anlayamazsınız ve hissedemezsiniz.

Etkinliğin bence en önemli, en anlamlı, en farklı ve en can alıcı kısmı bu 5 dakikalık kısımdı. Bu 5 dakikayı sadece orada olanların değil, herkesin görmesini o kadar isterdim ki.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlik, Kasr-ı Hümayun’un yani Av Köşkü’nün duvarına asılmış dev ekrana yansıyan sinevizyon gösterisiyle devam ediyor.

Sonra mı?

İşte o andan itibaren bütün izleyenleri şaşırtan, tüylerini ürperten o beş dakikalık bölüm başlıyor.

Etkinliği Kasr-ı Hümayun’un bahçesinde izleyenler, dev ekrana yansıyan görüntülerle bakışlarını bir anda oraya çeviriyorlar.

Kasr-ı Hümayun’un içine yerleştirilmiş kameralar, içerideki görüntüleri dışarıdaki dev ekrana yansıtıyor.

İnsanların merakı birden artmaya başladı. Kameralar neden içeriyi gösteriyordu? Atatürk’ün ilk ve tek basın toplantısı yaptığı Köşk’ün içinde çiçeklerle süslenmiş, etrafında boş sandalyeler bulunan uzunca bir masa vardı.

İçerideki görüntüler canlı olarak, dışarıdaki dev ekrana yansıtılırken izleyiciler bundan sonra ne olacak diye beklemeye başlıyorlar.

Sonra bir isim söyleniyor. Kılıçzade Hakkı Bey…

Kocaelili gazeteci İsa Turhan Köşk’ün başka bir odasından salona doğru geliyor ve sandalyeye oturuyor.

Sonra başka bir isim daha okunuyor. Bir başka Kocaelili gazeteci gelip sandalyeye oturuyor.

Ve sonra başka bir isim…Ve başka bir Kocaeli gazeteci daha…

Böylece bütün sandalyeler dolmuştu. İzleyiciler, salonun içinde 16 Ocak 1923’teki basın toplantısının canlandırıldığını anlamıştı.

İşte o andan itibaren herkesin merakı ve heyecanı doruğa çıktı. Çünkü gazeteciler yerini aldıysa, sırada kim vardı?

Bütün izleyiciler gözlerini dahi kırpmadan ekrana kilitlenmişti. Ve o beklenen an geldi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, yavaş adımlarla merdivenlerden aşağı indi ve masanın en baş tarafına oturdu.

İçerideki görüntüler, dışarıda alkış tufanı patlattı.

92 yıl sonra Mustafa Kemal Atatürk, gazetecilerle ikinci kez bir araya gelmiş ve basın toplantısı düzenliyordu.

92 yıl önce Cumhuriyet’in kurulma fikrini gazetecilerle paylaşmıştı, 92 yıl sonra ise Cumhuriyet’in ilelebet süreceğini…

Atatürk’e benzerliğiyle dikkat çeken Göksel Kaya, basın toplantısını canlandırdıktan sonra köşkten dışarıya çıktı ve protokol bölümüne oturdu.

Yine bir alkış tufanı koptu.

Mustafa Kemal Atatürk’e hasret yürekler, benzerini bile görünce heyecan ve bir o kadar da özlem fırtınasına yakalandılar.

16 Ocak Basın Onur Günü kutlamasının en can alıcı yönü işte buydu. Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyet değerlerini yeniden insanların yüreklerinde hissettirmek.

 

Bunu da, böyle bir sürpriz canlandırma ile başardığımızı düşünüyorum.