Gebze barış için yürüdü

  • 2014-09-02 07:38:46 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Gebze barış için yürüdü

Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü yürüyüş, basın açıklaması, forum ve müzik dinletisi ile kutladı. Basın açıklamasında barışın işçilerin birliği, halkların kardeşliğiyle sağlanacağına vurgu yapıldı.

1 Eylül Dünya Barış Günü, Gebze’de Emek ve Demokrasi Güçleri’nin yürüyüş ve basın açıklaması ile kutlandı. Yürüyüşe siyasi partilerden CHP, BDP, ÖDP, EMEP, ESP; meslek odalarından TMMOB’a bağlı MMO ve EMO; sendikalardan Eğitim-Sen, Emekli-Sen ve BMİS: sivil toplum örgütlerinden UİDDER ve Dersimliler Derneği katılarak destek verdi. Yürüyüş ve basın açıklamasına CHP Gebze İlçe Başkanı Sedat Tatar ve İl Gençlik Kolları Başkanı Gökhan Orhan, BDP İl Başkanı Mehmet Alçınkaya da katıldı.

Topluluk sloganlar eşliğinde buradan Kent Meydanı’na yürüyüşe geçti. Basın açıklamasının ardından Çamlık Parkı’nda barışın konu edildiği forum ve müzik dinletisi ile etkinlik sona erdi. Basın açıklamasında ayrıca özetle şu görüşlere yer verildi:

“Bugün 1 Eylül. 1 Eylül, 54 milyon insanın olduğu 2. Dünya Savaşı’nın ardından Dünya Barış günü olarak ilan edildi. Bu kararın ardında yatan şey, bir daha savaşların ve böyle acıların yaşanmaması temennisiydi. Ancak bu 1 Eylül’de de emperyalist güçler çıkarları için dünyayı kana bulamaya devam ediyorlar…

Türkiye halkları Ukrayna ve Ortadoğu’da yaşanan savaşların ateşini derinden hissediyor. Pek çok halkın bir arada yaşadığı Türkiye’de, egemenler emperyalist paylaşım savaşlarında taraf oluyor, savaş kışkırtıcılığı yapıyorlar. Ortadoğu’da söz sahibi olmaya çalışan Türkiyeli egemenler ve AKP Hükümeti bir yandan, ‘Filistin halkı yalnız değildir’ naraları atarken bir yandan İsrail’le askeri ve ticari anlaşmaları devam ettiriyor. IŞİD çetelerine destek veriyor, TIR’lar dolusu silahı eli kanlı katilere ulaştırıyor. IŞİD militanları Türkiye’de eğitimden geçirilip hastanelerde tedavi edilirken IŞİD zulmünden kaçan Ezidiler’e ise sınır kapılarında pasaport soruluyor.

Dış politikasını bu şekilde dizayn eden Türkiye içeride de Kürt halkına yönelik baskıcı tutumunu sürdürüyor. Ezilen Kürt halkının haklı taleplerini karşılamaktan uzak olan AKP Hükümeti, çözüm sürecinden geçildiğini iddia etmekten geri kalmıyor. Kürt Halkı’nın haklı ve demokratik talepleri için mücadele etmesini, ‘terör’ olarak adlandırıyor. Çatışmacı dilini, barış karşıtı tutumunu sürdürüyor. Kürt Halkı’nın eylemlerine tanklarla, kurşunlarla karşılık veriyor. Türk ve Kürt Halkları’nı birbirine düşürme çabasında vazgeçmiyor.

Son günlerde Suriyeli göçmenlere yönelik artan saldırılar da AKP’nin savaş politikalarının bir sonucudur. Savaşın yarattığı yıkımdan kurtulmaya çalışan ve ucuz işgücü haline gelen Suriyeli göçmenler düşman olarak gösteriliyor. Oysa tepki gösterilmesi gereken göçmenler değil, onların çaresizliğini sömüren sermaye sınıfıdır.”