Müzeyyen Topçu Tan, 'Şafak Töreni'ni yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Müzeyyen Topçu Tan, 'Şafak Töreni'ni yazdı

Sitemizin yazarlarından Müzeyyen Topçu Tan, Şafak Töreni izlenimlerini paylaştı. Hem diş hekimi, hem siyasetçi (CHP İl Yönetim Kurulu üyesi) hem de Halkla İlişkiler mezunu ve halen İletişim Fakültesi öğrencisi olan Müzeyyen Topçu Tan son yazısında; 25 Nisan’da, Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye Cumhuriyeti devletlerinin birlikte düzenlediği ve ANZAC’ların torunlarının katıldıkları “Şafak Töreni”ni anlattı.

***

Geçen hafta yazdığım köşe yazım da;  “Bu yıl 23 Nisan tatilini fırsat bilip, uzun zamandır planladığımız Çanakkale’de, ANZAC (Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu)’ların torunlarının yaptığı anma törenine katıldık.

Daha önce eşim ve oğlumla 18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Törenlerine katılmıştık. Ancak 25 Nisanda, Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin birlikte düzenlediği ve ANZAC’ların torunlarının katıldıkları “Şafak Töreni”ni de merak ediyorduk. Eşimin asker arkadaşı Hüseyin Acurman ve eşi Canan Acurman ile bu törene katıldık. Şafak Törenini başka bir yazımda anlatacağım” demiştim.

***

1915 yılında itilaf Devletleri, bir tarafında Ege Denizi, diğer tarafında Çanakkale Boğazı ile stratejik bir konuma sahip Gelibolu Yarımadası’nı işgal ederek, Almanların önemli müttefiki olan Osmanlı’nın savunma gücünü yenilgiye uğratmayı, Marmara Denizi’ne geçip, İstanbul’u topa tutmayı planlamışlardı.

25 Nisan 1915 tarihinde yarımadaya çıkarma yapan Britanya İmparatorluğu ve Fransa ordusuna bağlıaskerler, 8 ayı geçen zorlu bir savaşın içine girmiş,hiç tanımadıkları bir coğrafyada, dillerini, dinlerini bilmedikleri gençlerle savaşmışlar, öldürmüş ya da ölmüşlerdi.

Savaştan sağ çıkan askerler,verdikleri demeçlerde,bir hiç uğruna binlerce insanın öldüğünü söylemiş ve üzüntü içinde olduklarını ifade etmişlerdir.

***

1934 yılından beri her yıl,24-25 Nisan tarihlerinde, Türk Hükümetinin işbirliği ve yardımları ile  Avustralya, Yeni Zelanda, Birleşik Krallık ve Fransa tarafından, Gelibolu Anma Törenleri düzenlendiğini basından öğrenmiş ve araştırmıştım.

24 Nisandaki törenler; Türkiye’nin Mehmetçik Abidesinde düzenlediği uluslararası töreni,Morto Koyu’nda Fransa Anma Törenini, Helles Burnu’ndaki Milletler Topluluğu Törenini ve 57. Alay Şehitliği ve Anıtında Türkiye’nin Anma Törenini içeriyor;

25 Nisandaki tören ise;  saat 05.30-06.30 arasında, Anzak Koyu’ndaAvustralya ve Yeni Zelanda’nın ortaklaşa düzenlediği, Şafak Töreni’ni ile başlayıp, ardından LonePine (Yalnız Çam) Anıtında düzenlenen Avustralya Anma Töreni veConk Bayırında,Yeni Zelanda Anma Töreni ile devam ediyordu.

***

25 Nisan çıkartmasında ölen, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerin torunları, 16 bin kilometre uzaklıktan bu tören için geliyorlar;

Geceyi, soğuğa aldırmadan, tören alanında,uyku tulumları, battaniyelerle çimenlerin üzerinde geçiriyorlardı.

 

Kurulan dev ekranlarda, gece boyunca Çanakkale Savaşı ile ilgili belgeseller gösteriliyor. 05.30 da başlayıp 06.30 a kadar süren resmi törende, Yeni Zelanda Savunma Kuvvetleri Bandosu, Avustralya Kraliyet Bandosu,  Kuvvet Komutanları, Avustralya Muhafız Birliği, Yeni Zelanda Savunma Kuvvetleri askerleri vs. gelip tören düzenliyor, dualar ediyorlardı.

Bu töreni görmeden olmazdı… 

***

Tören esnasında bizi etkileyen unsurları paylaşmak istiyorum.

Binlerce insan olmasına rağmen tören esnasında çıt çıkmadı. Sadece kuş sesleri duyuluyordu hatta kuş seslerini önce efekt sandık…

 3 ülkenin marşları artarda okundu, bayraklar göndere çekildi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ölen Anzak askerlerinin annelerine hitaben yazdığı mektubun, önce Türkçesi sonra da İngilizcesi bizim subaylarımız tarafından okundu. Ata’mız mektubunda diyordu ki;

“Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçikle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır”

Herkesin gözünde, bir damla yaş, aklında “savaşın ne kadar kötü bir şey olduğu”  vardı.

 

 

Avustralyalı ve Yeni Zelandalıkomutanların konuşmaları, din adamlarının okuduğu dualar ve çelenk koyma töreninden sonra, binlerce kişi tıpkı tören alanına girerken olduğu gibi izdiham yaratmadan sakince ve geride bir tek çöp bırakmadan alanı terk etti.