Gebzeli sendikacılar 1 Mayıs’ta Taksim’de olacak

  • 2014-04-28 06:49:51 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Gebzeli sendikacılar 1 Mayıs’ta Taksim’de olacak

DİSK’e bağlı sendikaların Gebze Şubeleri, 1 Mayıs’ta Taksim’de olacaklarını açıkladı. Birleşik Metal İş, Lastik İş, Nakliyat İş, Emekli Sen sendikalarının Gebze Şubeleri 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlayacaklarını açıkladı. Birleşik Metal İş Sendikası Gebze Şubesinde bir araya gelen sendikaların başkan ve temsilcileri toplantıda 1 Mayıs kutlamalarını ele aldı. Toplantı sonunda yapılan basın açıklamasında DİSK’e bağlı sendikaların 1 Mayıs’ı taksim’de kutlama yönünde karar aldıkları açıklandı. Karar bildirgesinde şu görüşlere yer verildi; “Toplumumuzun bütün dünyaya örnek olacak bir biçimde en temel demokratik ve insan hakkı taleplerini barışçıl ve demokratik bir şekilde ifade etme hak ve iradesine karşı iktidar, şiddet, baskı ve yasakçı politikalarına inatla devam etmektedir.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Emeğin ve Dayanışmanın günü olan 1 Mayıs’ı kutlamak üzere halkın ve emekçilerin aklını yok sayan gerekçelerle Taksim’i yine yasaklayarak,Yenikapı’daki  dolgu alanını adres göstermektedir.

 Tek gerçek gerekçe ise iktidarın halktan, emekten, eşitlikten, dayanışmadan, özgürlükten korkmasıdır. 2008 yılında Taksim’de 1 Mayıs’ı kutlamak isteyip de onca şiddete ve gaza maruz kalanlara “ayaktakımı”, 2013’te de Gezi’deki milyonlarca yurttaşımıza “çapulcu” diyen Başbakan’ın zihniyetidir gerekçe. 2007 yılında “İstanbul’un imajı”ını bahane edip Taksim’i yasaklayan dönemin Valisi Muammer Güler ile geçen sene inşaatı, bu sene kentin tertip ve düzenini bahane eden, Gezi Parkı’nı bir açıp bir kapatan, geçtiğimiz 1 Mayıs’ta 40 bin polisle kenti işgal ederek insanların toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü, ulaşım hakkı ve hatta yaşama hakkını ortadan kaldıran bugünün Valisi Mutlu’nun zihniyetidir gerçek  gerekçe.

Ülke taşeron cumhuriyetine döndürülürken; emeğin ürettiği tüm değerler ayakkabı kutularında bir avuç azınlığa servis edilirken; Kazanılmış hakkımız olan kıdem tazminatına göz dikmişken,   iş cinayetlerinde dünya liderliğini kaptırmayan bir ülkede emeğiyle yaşamaya çalışıyorken; işçi sınıfının çok büyük bir bölümü sefalet ücretleri yüzünden borç batağında boğulmuşken; barınmadan ulaşıma eğitimden sağlığa her alanda piyasanın efendileri haklarımıza göz dikmişken; ülkemiz yağmalanıyorken; örgütlenme hakkımız hukuk dışı yollarla gasp ediliyorken ve bu hırsızlık düzeni şiddet ile, zor ile, hile ile, hurda ile korunuyorken işçi sınıfının payına düşen meydanlara çıkmaktır.

Eşitlik, özgürlük, barış, adalet ve demokrasi için   1 Mayıs da 1 Mayıs alanı olan Taksim meydanında. Sokaklarda yeşeren özgürlük filizleri, işçi sınıfının emeğiyle boy verecektir. Ve 1 Mayıs günü “umut”, işçi tulumu giyerek bu memleketin sokaklarında dolaşacaktır…

Bizler, en demokratik, hukuki ve meşru hakkımızı istiyoruz. Her türlü baskı ve şiddete karşı, mücadele ve alın teri ile kazandığımız Taksim’de 2010, 2011, 2012 yıllarındaki gibi yüzbinlerle coşkulu ve barışçıl bir şekilde 1 Mayıs’ı kutlamak istiyoruz.

1977’de  kaybettiğimiz canları anmak, sorumluların hesap vermesini sağlamak, belleğimize sahip çıkmak için tam da 1 Mayıs’ta, Taksim’de olmak istiyoruz. Hükümetin  yasadışı, çelişkili ve akıldışı inadına ve bu inadı meşrulaştıran yaklaşımlara rağmen, DİSK-KESK-TMMOB, TTB ve 1 Mayıs’ı birlikte kutlamaya hazırlandığımız 60’ın üzerinde kurum olarak bizler 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağız. Biz Türkiye’nin artık bambaşka bir döneme girdiğini, başta işçi sınıfı olmak üzere halkımızın haklarının bilincinde olduğunu ve o hakları için mücadeleden geri durmadığını yaşayarak görmenin güveni içerisindeyiz. Bize “Taksim’den ümidi kesin” diyenlere, “Taksim’den ümidi kesmek emekten, gelecekten, yaşamdan ümidi kesmektir” diyoruz. Bu nedenle de İşçi Bayramı’na bayram gibi hazırlanıyor, türkülerimizle, şarkılarımızla, karanfillerimizle o gün Taksim yolunda olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. 1 Mayıs’a savaşa gider gibi hazırlananlara bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki işçiler, emekçiler de destan yazar ama sizinki gibi değil! İşçiler, emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” bilinçleriyle, ürettikleriyle, kardeşlikleriyle, türküleriyle destan yazar.  Ve bugün Türkiye’nin ihtiyacı tam da böyle bir destandır.